Eğitim fakültesinde en çok sevdiğim belkide gerçek anlamda öğretmen ve lider olduğumu hissettiğim ders Rehberlik dersiydi. O günlerde keşke Psikolojik Danışma ve Rehberlik  bölümü okusaydım şeklinde dediğim çok olmuştur.







Psikolojik Danışma ve Rehberlik  bölümü mezunları sadece Rehber Öğretmen değil aynı zamanda Psikolojij Danışman olarak da çalışabilirler. Psikoloji Danışma ve Rehberlik ise genel anlamda şuna benzer şekillerde tanımlanır:



Prof. Dr.
Muharrem KEPÇEOĞLU Psikolojik Danışma ile Rehberliği birbirinden ayırmakla
beraber, rehberliğin psikolojik danışmayı içerdiğini savunur ve
"Rehberliği, bireyin kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi
kararlar alması, kapasitelerini kendine en uygun düzeyde geliştirilmesi,
çevresine dengeli ve sağlıklı bir uyum yapması ve böylece kendini
gerçekleştirmesi için uzman kişilerce, bireye verilen psikolojik yardım"
olarak tanımlar.


Psikolojik danışman kendisine başvuran kişiyi 'Danışan' olarak nitelendirir ve danışanın kendisinde var olan yeteneklerini keşfetmesine ve kendini gerçekleştirmesine yardım eder. Bu yüzden psikolojik danışman psikiyatrist ve psikologdan ayrılır.  Diğerlerinin aksine sadece problemleri olan kişiler değil tüm herkes Psikolojik Danışmandan yardım alabilir. Bu yardım meslek seçimi için, yeteneklerini farketmek için, farklı bakış açıları kazanmak için, liderlik özelliklerini geliştirmek gibi kişisel gelişim konularında veya psikolojik problemlerin çözümü için olabilir.





Günümüzün en çok aranan mesleklerinden olan psikolojik danışman ve rehberlik uzmanları; rehber öğretmen, psikolojik danışman, insan kaynakları uzmanı, aile danışmanı gibi farklı unavlarla kamu kurumlarında veya özel sektörde çalışabilirler veya kendi psikolojik danışmanlık ofislerini açabilirler.



Kesinlikle tekrar üniversite eğitimi alacak olsam farklı bir meslekte çalışsam bile bu bölümü okumak isterim. İnsana çok fazla şey katabilecek bir uzmanlık alanı ve bilim dalı.


En çok sevdiğim gezi programı Gülhan'ın programı. Şu an TV de izlediğim bölümü yine en çok sevdiğim ülkelerden biri olan Letonya'da. Bir de Litvanya programı yapsa güzel olur.(belki yapmıştır :))

Bu kızda farklı bir enerji var. Acaba stajyer gezgin alır mı :)

Milli Eğitim Bakanı, Bakan yardımcısı ve Müsteşarı yani MEB'in en üst düzey yöneticileri öğretmen değil. Neden? Milli Eğitim, Eğitim Bilimleri alanında eğitim almamış birileri tarafından yönetiliyor. Hiç bir yazar, muhalefet parti siyasileri ve aydınlar bir tepki vermiyor. Eğitim işi bu kadar basit bir iş mi?

4+4+4 yasasına verilen tepkilerin onda biri bu konuda verilse belki de böyle bir yasa hazırlanmayacaktı. Eğitimci biri böyle bir yasayı hazırlamazdı.

Öğretmen olmayan kişiler ülkenin Milli Eğitim politikalarına yön veriyor, ilginç.

Milli eğitim bakanı öğretmenlerin kaç saat ve hangi şartlarda çalıştığını bilmiyor, ilginç.

***
Sanırım bu ülkede en son seçilecek meslek öğretmenlik. Cumhuriyetin ilk yıllarının aydınlarının, bürokratlarının, gazetecilerinin, yazarlarının, ressamlarının önemli bir kısmı öğretmenken günümüzde ki durum ortada.  Öğretmenler artık kendilerini geliştirmeye para ve zaman ayıramıyor, neden?

Yalan Dünya dizisini ilk yayınlandığı bölümünden itibaren izliyorum. Fakat son iki bölümde ciddi bir düşüş olduğunu farkediyorum. Oyuncular ilk bölümlerdeki kadar iyi değiller bir heyecan kaybı var. Daha önemlisi artık dizi bir çıkmaza girdi. Aynı kalıbı farklı şekillerde doldurup yeni bir bölüm olarak sunuyor Gülse Birsel.



Dizi ile ilgili eleştirilerimi sıralarsam:

Dizi artık çok monoton, sanki oyuncular sadece bölümün çekimlerinin tamlanmasını istiyor gibi oynuyorlar. Ruhsuz oynuyorlar evet. Dizide sahneye uygun olarak olması gereken ruh halini sergileyemiyorlar. Oldukça renksiz bir oyunculuk ile ilerliyor dizi.

Konu sıkıntısı çekiliyor, bu çok belli. Belkide bu  yüzden artık dizi reklamlar etrafında dönüyor. Dizi içi reklamlar dizinin ana konuları haline gelmeye başladılar. Her bölümde ayrı bir firma ana konu ve sırf reklam için alakasız sahneler var; komik değiller, sıkıcılar.  Konuların birbirleri ile örüntüsü neredeyse hiç yok. 

Gülse Birsel dizide başrol oyuncusu olarak kendisini düşünüyor sanırım. Fakat bu role daha uygun kişiler var. Birde takıntılarını artık gözümüze sokmasın. (Anladık yaşlandın ve burnun büyük.!).

Bu bölüm boyunca iki üç sahne hariç hiç komik değildi. Komedi dizisi fakat espri yönünden gittikçe zayıflıyor. Ayrıca dizide komik olduğu düşünülen fakat genellikle saçma göndermeler çok fazla. 

Yazara önerim diziye konuk oyuncu alsın. Fakat Pamela Anderson gibi değil, komik olanlarından. Belki biraz renk katarlar.
 

Bu yasa ile zorunlu eğitim 12 yıla çıkartılacak. Fakat kesintisiz değil 4+4+4 şeklinde üç farklı kademeden oluşacak.

En çok eleştirilen kısmları ise; ikinci 4 yılda meslek lisesine kayıt olunabilecek olması ve son  4 yılın açıköğretim ile okunmasına olanak vermesi.

Eurovision Türkiye Şarkısı : Can Bonomo : Love Me Back  ile yarışmaya katılıyor. Rusya ile yaşlı ninelerden oluşan bir grup ile, hangisinin daha üst sırada yer alacağını merak ediyorum.

Femen grubu İstanbul eylem yapmış ve sadece 1 dakika sürmüş eylemleri, bayan polisler tarafından yerde sürüklenerek karakola götürülmüşler. Femen grubunun eyleme fotoğrafları ve videolarını webde arayarak bulabilirsiniz.

 Onun haricinde geriye kalan olaylar yine aynı: meclisde kavga, tecavüz haberleri, sokokta kavga..

 

Günün olayları bunlar. Artık haberleri okumasam daha iyi olcak sanırım

 

 

 

 

    En çok ziyaret etmek istediğiniz ülkeler?

    Balıklarımı Sev?